Almanya’nın Doğal Harikaları

SPREEWALD , BRANDENBURG

Berlin’e sadece 100 kilometre uzaklıkta olan Spreewald görülmeye değer eşsiz güzellikler sunuyor. Son buzul çağının bir sonucu olarak Spree küçük su yollarından oluşan, labirenti andıran bu su yolları daha sonrasında genişletilerek gezilebilir kanallar haline getirildi. Burada yaşam yüzyıllar boyunca su üzerinde gerçekleşti. Bugün 1550 kilometrelik kanalların 250 kilometresi tekneler ile gezilebilmektedir. Buradaki en popüler Spreewald mavnalarıyla yapılan gidiş-dönüş turlarıdır.

II.Ramses

Antik Mısır tarihinin belki de en önemli firavunu olan II.Ramses, Mısır tarihinin Yeni Krallık hanedanlığı döneminde, uzun yıllar tahta kalarak Eski Mısır tarihine damga vurmuştur. 

Medeniyetin en eski bölgelerinden biri olması nedeniyle eski Mısır, dışarıdan sürekli göç alan bir bölge olmuştur. Hiksos göçleri, İbrani göçleri, tarihin ilerleyen amaçlarında Çerkez göçleri bunun göstergesidir. Bu nedenle Mısır Medeniyeti kendi yatağını kazan, hanedanlık dönemlerinin tüm yayılmacı politikalarına rağmen genişlemekten çok derinleşen bir medeniyettir. Bu yüzden eski Mısır’da inanç sistemleri, iktidar biçimleri, sınıfsal ayrışmalar katı ve serttir. 

II.Ramses dönemi, Yeni Krallığın dinsel reform taleplerinin ve yeni dinsel inançların kuruluş sürecine denk gelmiştir. Döneminden yaklaşık elli yıl önce yaşanan ve başarısızlıkla sonuçlanan ilk tek tanrılı din Atonizmin ardından bu kez semavi ve tek tanrılı bir din olarak doğan Musevilik(Yahudilik) Mısır’da sonradan yerleşen ve en ağır işlerde çalıştırılan İsrailoğulları tarafından destek görmeye başlamıştır. Geleneksel Amon dini artık halkın sosyal ve dinsel beklentilerine cevap vermiyordu.

II.Ramses İsrailoğullarını köle gibi çalıştırırken, öte yandan yakın gelecekte İsrailoğullarının iktidarı tehdit edeceğinden korktuğu için İsrailoğulları kavminde doğan tüm erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Fakat verdiği bu karar İsrailoğulları kavminin soyunun kuruması anlamına geliyordu ve köle olarak çalıştırcak bir nüfus bulunmayacaktı. Bu nedenle II.Ramses, devlet bürokratlarının uyarısı üzerine bu vermiş olduğu emri esneterek bir yıl öldürülmesi bir yıl sağ kalması kararını vermiştir. Çoğu filmlere konu olan boğulan firavun hikayesini izledik. Hz. Musa ve İsrailoğulları kavmini kovalarken Kızıldeniz’de boğulan firavunun II.Ramses olup olmadığı konusunda Kur’an-ı Kerim ve Tevrat’ta söz edilen II.Ramses olduğuna dair yaygın bir kanı vardır. Fakat belirlenen bazı durumlarda Kızıldeniz de boğulan kişinin II.Ramses olmadığı konusunda da bir çok bilgi ortalığa atılmıştır. Bunun doğru olup olmadığı konusu hala araştırma aşamasındadır. 

II.Ramses, Mısır firavunları içinde en uzun süre firavun tahtında oturan firavunlardan biridir. Bazı başarırısızlıklarını kendini överek tam tersi anlatılan duvar yazıları da tespit edilmiştir. Yeni Krallık döneminde Mısır hanedanlığının ulaştığı nokta ile firavunlar çağının belki de en görkemli firavunudur.

Dünyada Terkedilmiş 10 Gizemli Yer

1.Prypiat, Chernobyl, Ukrayna

Çernobil felaketi, 25 ve 26 Nisan 1986’da Sovyetler Birliği’ndeki Çernobil nükleer santralinde meydana geldi. Nükleer enerji üretimi tarihindeki en büyük felaketlerinden biridir.

Çernobil felaketi, nükleer reaktör Ünite 4’teki teknisyenler kötü tasarlanmış bir deneyi denediğinde meydana geldi. Reaktörün güç düzenleme sistemini ve acil durum güvenlik sistemlerini kapattılar ve reaktörün yüzde 7 güçle çalışmasına izin verilirken kontrol çubuklarını çekirdeğinden çıkardılar. Peşi sıra gelen bu hatalar bir kaç büyük patlamayla sonuçlanan kontrolsüz bir zincirleme reaksiyona yol açtı. Birçok kişi radyasyon hastalığına yakalanarak öldü.

Tepki Olarak Değil Tercih Olarak Değişimi İstemeliyiz

Görünüşe bakılırsa insan doğası gereği, bizim için işler gerçekten kötü bir hal alana ve artık eskisi gibi devam edemeyeceğimizi fark ettiğimiz noktaya gelene dek değişime direniriz. Bu, bir birey için olduğu kadar toplum için de geçerlidir. Kim olduğumuza, ne yaptığımıza, nasıl yaşadığımıza, neler hissettiğimize ve nelere inandığımıza veya ne bildiğimize bakmadan önce kriz, travma, ölüm, hastalık ve trajedi bekleriz. Genelde ancak “en kötü senaryoyu” yaşadığımız zaman sağlığımızı, ilişkilerimizi, kariyerimizi, ailemizi ve geleceğimizi destekleyen değişimler yapmaya başlarız benim mesajım ise sizlere şudur: Neden bekleyesiniz?

Bir ıstırap ve üzüntü evresinde öğrenebilir ve değişebilir ya da bir mutluluk ve ilham evresinde bu adımı atabiliriz. Çoğu insan ilk seçeneği tercih eder. İkinci seçenekle devam etmek için, değişimin büyük olasılıkla bir nebze rahatsızlık, biraz huzursuzluk, bilinen rutinden uzaklaşma ve bir bilmeme süreci gerektireceğini kabul etmek zorundayız.

Çoğumuz halihazırda bilmemenin geçici rahatsızlığını duyarız. Okumak neredeyse doğuştan gelen bir beceriye dönüşene dek ilk gayretlerimizde tökezledik durduk. İlk kez keman veya davul çalmayı denediğimizde, ailelerimiz bizi ses geçirmez odaya kapatabilmeyi diledi. Temel bilgilere sahip ancak yalnızca tecrübeyle kazanabileceği ustalıktan yoksun olan bir tıp öğrencisi olan evladının kolundan kan almasına izin veren anne ve babaları da kutlamak isterim.

Bilgiyi özümsemek ve sonra öğrendiğimiz şeyi belirli bir beceriyi içinize işlenene dek uygulayarak pratik bir hale getirmek ve  tecrübe kazanmak (nasıl yapıldığını bilmek) büyük olasılıkla şimdi benliğinizin bir parçasıymış gibi hissettiğiniz becerilerin birçoğunda etkili olmuştur. Yine aynı şekilde, yaşamınızı nasıl değiştireceğinizi öğrenmek, bilgi ve bu bilginin uygulanmasını gerektirir. yaşamınızı nasıl değiştireceğinizi öğrenmek için de öncelikler kendimizde başlamalı, kendimizi dinlemeli ve ne isteğini anlamamız gerekmektedir. Tepki ile yapılan beceriler kendi isteklerimiz doğrultusunda olmadığımızı anlamalı ve tercih ettiğimiz değişime inanarak yola çıkmaya başlamalıyız. Bilmelisiniz ki değişimi kabul ettiğiniz zaman yeni fikirleri geliştireceksiniz ve kendinizi kişileştirmeniz için geniş bir anlayış modeli oluşturacaksınız. Bazı fikirlerin kendini tekrar ettiğini düşündüğünüz zaman bu fikirlerin unutulmamasının bir sebebi olduğunu unutmamalıyız.